Atatürk'ün Hastalığının Adı Nedir, Neden Öldü

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Ender tarafından 25 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. Ender

    Ender Administrator Yetkili üye

    Atatürk'ün Hastalığının Adı Nedir

    Mustafa Kemal Atatürk'ün Hastalığı Hakkında Bilgiler

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hastalığı ve ölümü hakkında tüm detaylı bilgilere konumuzdan ulaşabilirsiniz.

    [​IMG]

    Mustafa Kemal Atatürk'ün Ölümü
    Atatürk'ün 21 Kasım 1938'den 10 Kasım 1953'e kadar Ankara Etnografya Müzesi'nde yattığı yer
    Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığının bozulmasına ve ölümüne neden olan hastalık konusunda çeşitli iddialar vardır Bir karaciğer rahatsızlığına dair hemen herkes hemfikirdir Ancak hastalığın adı konusundaki tartışmalar günümüzde bile devam etmektedir[1] Atatürk'ün sağlığı 1937 yılından itibaren bozulmaya başladı 1938 başlarında iştahsızlık ve halsizlik hissetmeye başladı Vücudunun çeşitli yerlerinde kaşıntılar meydana geliyor ve burun kanamaları güçlükle önleniyordu

    Siroz teşhisi konulması
    Bu kaşıntıların Çankaya Köşkü'ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü ve köşk ilaçlamaya alındı Atatürk de özel bir kür tedavisi için Yalova Termal'e gönderildi Termal Otel'de, 22 Ocak 1938 günü Atatürk'ü muayene eden Dr Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk'e siroz teşhisi koydu Doktor Belger, Atatürk'e mutlak surette perhiz yapmasını tavsiye etti Atatürk, Termal Otel'deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938'de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa'ya hareket etti

    Fransa'dan doktor getirtilmesi
    Atatürk'ün sağlık durumunun ciddiyet göstermesi hükümeti de telaşlandırdı Başbakan Celâl Bayar,Avrupa'dan iki hekim getirilmesini önerse de Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunu yüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını düşündüğünü belirtti ve bunu reddetti Türk doktorların kapsamlı bir muayene yapmasını kabul etti Nihayet 6 Mart 1938 günü beş doktor Çankaya Köşkü'nde Atatürk'e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini yenilediler Atatürk'ün kesinlikle alkolü kesmesi gerektiğini ve yoğun çalışma temposunu biraz düşürmesini istediler Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar'ın tavsiyesi üzerine Paris Tıp Fakültesi'nden Prof Dr Noel Fissenger Ankara'ya davet edildi Fransız doktor Atatürk'ü muayene etti ve diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya koydu Fransız doktorun sözleri ve tavsiyeleri ve tavırları Atatürk'ü oldukça memnun eder cinstendi İlk teşhisten sonra Fissinger Atatürk'e "Efendim, büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve bende sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız" telkininde bulunmuş ve Atatürk de gerçekten doktorun tavsiyelerini ciddi şekilde uygulamıştır

    Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı
    Atatürk'ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa'dan doktor getirtilmesi, dünyada geniş bir yankı buldu Atatürk'ün ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı olduğunu göstermek istercesine 19 Mayıs 1938 günü Ankara Stadyumu'nda halkın karşısına çıktı O gün son defa Ankaralıların karşısındaydı Kutlamalar çok parlak geçti hatta o günün anısına Ankara Stadyumu'nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi

    Hatay Sorunu'nun çözülmesi
    Atatürk aynı gün törenden sonra Mersin'e hareket etti Daha sonra Adana'ya geçti Askeri geçit törenleri yaptırdı ve ordunun başında olduğunu herkese gösterdi Yaptıkları işe yaramıştı, dış basında hastalık, hatta "ölüyor" tarzı haberler kesildi Fransızlar Hatay konusunda tüm şartları kabul ettiklerini bildirdiler Ancak bu seyahat Atatürk'ün hastalığını iyiden iyiye arttırmıştı Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara'dan ayrıldı, İstanbul'a hareket etti
    Atatürk, İstanbul'da 1 Haziran 1938'den 25 Temmuz 1938'e kadar Savarona Yatı'nda kaldı Yaz sıcakları üzerine tekrar Dolmabahçe Sarayı'na döndü Bu arada Hatay sorunu da çözüldü ve Türk Ordusu Temmuz ayı başlarında Hatay'a girdi
    Atatürk'ün karaciğerindeki rahatsızlık iyiden iyiye artmıştı Doktor Fissenger ve Türk doktorların tekrar yaptıkları muayeneler karında su toplanmaya başladığını gösteriyordu

    Vasiyeti
    5 Eylül 1938 günü Atatürk vasiyetini yazdı ve bütün malvarlığını belirli şartlarla, genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'ne bıraktı Kız kardeşine ve manevi çocuklarına, İsmet İnönü'nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na da belirli miktarlarda yardım yapılmasını istedi
    6 Eylül 1938'de Fransız doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul'a geldi Atatürk'ün karnında biriken su iyice artmıştı O gün yapılan su alma işlemi ile Atatürk'ün karnından tam 6 litre su alındı Fakat buna karşılık Atatürk'ü daha da rahatlatmak için 12 litre su alındığı söylendi 18 Eylül 1938'de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe Sarayı'na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını Atatürk'e sundu Atatürk ülke ekonomisi için çok önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye'nin önünde en fazla üç yıl olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi

    Komaya girmesi
    Hastalık gitgide ilerlemekteydi Atatürk'ün karnında yeniden su toplanmıştı Ekim ayında yapılan bir işlemle bu su da alındıİşlemin ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya girdi Hükümet, ulusu Atatürk'ün sağlık durumundan haberdar etmek için 17 Ekim 1938'den itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı Çok istemesine rağmen sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara'da cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı Bayram nedeniyle Ankara'da düzenlenen törenlerde Türk Ordusu'na hitaben yazdığı bayram konuşmasını Başbakan Celâl Bayar okudu Atatürk'ün hastalığı ve Dolmabahçe Sarayı'ndan çıkamayışı bayrama hüzün düşürdü29 Ekim akşamı Ankara'dan dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken Atatürk'e büyük sevgi gösterilerinde bulundular Atatürk'ün TBMM beşinci dönem dördüncü yasama yılını açış konuşmasını da 1 Kasım 1938'de Başbakan Celâl Bayar okudu

    Vefatı
    7 Kasım 1938 günü ikinci ve son defa Atatürk'ün karnından su alınması işlemi yapıldı 8 Kasım 1938 akşamı saat 1900'da Atatürk doktoru Neşet Ömer İrdelp'e bakarak "aleykümesselam" dedi ve son büyük komaya girdi
    9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti Atatürk, 10 Kasım 1938 perşembe sabahı saat 9'u 5 geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti
    Atatürk'ün ölümü Ankara'yı yasa boğarken hemen ertesi gün toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'ün silah arkadaşı ve 1937'ye kadar başbakanı olan Cumhuriyet Halk Partisi Malatya milletvekili İsmet İnönü'yü 348 milletvekilinin oy birliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanlığına seçti

    Cenaze töreni
    Atatürk'ün naaşı 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı tören salonunda katafalka konuldu İstanbul halkı Büyük Önder'in önünden saygıyla geçti Atatürk'ün cenaze namazı 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı'nda kıldırıldı Aynı gün çok büyük bir kalabalıkla cenaze Yavuz Zırhlısı ile İzmit'e oradan da aynı günün akşamı 2030'da Ankara'ya uğurlandı Ertesi gün (20 Kasım 1938) Ankara'da başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet erkanı tarafından karşılanan cenaze TBMM önünde hazırlanan katafalka konulduAnkara halkı Atatürk'ün önünden saygı geçişlerini yaptı 21 Kasım 1938 günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı çok büyük bir cenaze töreni ile Atatürk'ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konuldu Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Atatürk üzerine bir radyo konuşması yaptı

    Anıtkabir'e nakli
    Atatürk'ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir'in yapımına 1944 yılında başlandı İnşaat aşaması oldukça uzun sürdü ve 1953 yılında tamamlanabildi Ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi'nden alınarak törenle Anıtkabir'e getirildi



    Benzer Konular